Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğiyle düzenlenen 'Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı', kıyı alanlarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi için yol haritası belirlemeyi amaçladı. Çalıştayın açılışını Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yaptı.
Akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve uzmanların katıldığı etkinlikte, kıyı ve deniz ekosistemlerinin karşılaştığı riskler, kıyı alanlarının planlanması, mavi ekonomi ve yerel yönetimlerin rolü kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu yararına kıyı kullanımı, kıyıya erişim, engelli erişimi ve kentsel yaşam kalitesi gibi başlıklar gündeme geldi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Kemal Zorlu, temel amacın Türkiye genelinde yerel yönetimler için yol gösterici bir politika belgesi oluşturmak olduğunu söyledi. Zorlu, kıyıların korunmasına verdikleri önemi vurgulayarak, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, kıyıların korunması, ekosistemin desteklenmesi ve biyolojik çeşitliliğin artırılmasına yönelik çalışmaları çok önemsiyoruz" dedi.
Deniz suyu kalitesinin korunmasında atık su yönetiminin kritik rolüne dikkat çeken Zorlu, MESKİ aracılığıyla ileri biyolojik arıtma tesisleriyle atık suların arıtıldığını belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) destekli 84 milyon avroluk yatırım paketiyle arıtma kapasitesinin artırılacağını ifade etti.
Zorlu, kıyılara kamusal erişimin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de kaydetti. Gelecek dönemde uluslararası projelerin süreceğini belirterek, AB'nin 'Ufuk Avrupa' programı kapsamındaki Remedies 5.0 projesine konsorsiyum üyesi olarak dahil olduklarını açıkladı. Ayrıca, kardeş şehir Oberhausen Belediyesi ile 'Aşırı Yağış Eylem Planı' hazırlanacağını duyurdu.
Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas, kıyı ve deniz ekosistemlerinin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Mersin'deki Dipsiz Lagünü, Paradeniz ve Akgöl gibi lagüner alanların insan faaliyetlerinden kaynaklı risk altında olduğunu söyledi.
Prof. Ayas, risklerin temelinde aşırı kullanım ve kirliliğin bulunduğunu belirterek, tarımsal ve kentsel faaliyetlerden kaynaklı fiziksel, mikrobiyolojik ve kimyasal kirliliklerin deniz sistemlerine ulaştığını ifade etti. Kuru derelerin atık depolama alanına dönüşmesinin yağışlı dönemlerde ekosistem için ciddi bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Devrim Tezcan ise çalıştayda ele alınan 'Mavi Ekonomi' kavramının denize dayalı tüm ekonomik sektörleri kapsadığını söyledi. Dr. Tezcan, "Buradaki 'mavi' kelimesi, denizden geldiği kadar sürdürülebilirlik kavramını da içeriyor. Yani tüketmeden, sürdürülebilir bir ekonomi anlayışını ifade ediyor" dedi.