Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. İlk duruşmada, Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek, iş insanı Fazlı Ateş ve görevden uzaklaştırılan emniyet müdür yardımcısı İlker Arslan savunmalarını yaptı.
Gökhan Böcek, yerel seçim propagandası kapsamında bir reklam firmasından yapılan işlere ilişkin fatura ödeme talebi eylemine, "Y. Y. ile yerel seçim propagandası kapsamında yardım etmek istediğini söyledi, reklam konusunda anlaştık" diyerek cevap verdi. Eski eşine boşanma konusu karşılığında lüks villa alımı iddiasını ise, "Y. abiden borç istedim, Konyaaltı'ndaki daire karşılığında borç istemiştim" şeklinde açıkladı. Oğlu adına villa alınması eylemini ise, yurt dışından dönen eşinin ablasının altınlarını bozdurup ev almak istemesiyle ilişkilendirdi ve "B. Ç.'nin suçlamasını kabul etmiyorum" dedi.
Zuhal B'ye ait lüks araç devir ve satışlarına ilişkin, "Kara para gibi bir durum söz konusu olsa gerçek firmadan almazdık" ifadesini kullanan Gökhan Böcek, iş insanı E. H.'den alınan nakdi paralarla ilgili olarak da, "Elden nakit verdiğimiz halde hakkımızda icra işlemi başlattı" savunmasını yaptı. Bir kuyumcunun Muhittin Böcek'in hesabına para göndermesi iddiasını ise, "Babam bana altın vermişti, ben gidip hesabına yatırdım. Bizim milletin parasına ihtiyacımız yoktur" sözleriyle yanıtladı.
Tutuklu sanık Fazlı Ateş, iş çözme vaadiyle iş adamlarından para aldığı iddiasına savunma yaptı. B. Ç.'den 4.5 milyon lira borç aldığını ve karşılığında oturduğu evi onun yeğenine devrettiğini belirten Ateş, "Evin bedeli 15 milyon TL, borcumu ödediğimde evimi geri alırım demiştim. Bana verdiği 6 milyon TL'dir" dedi. E. T. firmasının hak edişlerinin imzalanmaması konusunda aracılık yaptığı iddiasını ise, başkanın firmanın usulsüzlüğünden dolayı imzalamadığını ilettiğini ve onlara mahkemeye başvurmalarını söylediğini anlatarak reddetti.
Antalya Emniyet Müdürlüğü'nden uzaklaştırılan İlker Arslan, savunmasında, "31 yıllık meslek hayatımda hakkımda akçe konularına ilişkin en ufak bir ithamda bulunulmamıştır" dedi. Üç kez FETÖ kumpasının mağduru olduğunu ve hâlâ kira evinde oturduğunu belirten Arslan, tutuklanmasına neden olan ifadelerin operasyondan iki gün önce alındığını ve kendi adının kararname hazırlıkları sırasında ortaya çıktığını iddia etti. Fazlı Ateş'e Ankara'dan aldığı arazinin satışıyla ilgili para transferlerinin banka yoluyla ve gizli olmadığını vurguladı.
Tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya, belediye ile iş ilişkisi olan firmalardan menfaat aktarımı iddialarını reddetti. Sponsorluk konusunun çok yaygın olduğunu ve bu nedenle şüphelenmediğini söyleyen Kaya, "Hiçbir belediye başkanı kendisi ödeme yapmamıştır, sponsorları ödeme yapmıştır. Bu sadece Antalya'ya mahsus değildir" ifadelerini kullandı. Bir şirketten usulsüz para aldığı iddiasını da şiddetle reddeden Kaya, "Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" dedi.
Son olarak tahliyesini isteyen Mehmet Okan Kaya, 7 aydır cezaevinde olduğunu, sağlık sorunları yaşadığını ve çocuklarını uzun zamandır görmediğini belirterek, "Daha fazla mağdur olmak istemiyorum, önümüz bayram. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" şeklinde konuştu.